Ana Sayfa - Guzellercami.com


FATİHA OKUYACAK NESİLLER BIRAKMAK

Kategori: Makaleler

Yüce Allah insanı mükemmel bir varlık olarak yaratmış1, hatta onu yer­yüzüne halife tayin etmiş2 ve verdiği nimetlerle de onu diğer yaratıklara üstün kıl­mıştır. Öyle ki Kur'an-ı Kerim'de, insana verilen nimetlerin sayısal olarak tespitine bile güç yetirilemeyeceği ifade edilmektedir.3 So­rumluluk sahibi oluşu, düşünme, fikir üretme, bilgi sahibi olma, karar verme ve isteği doğrul­tusunda davranabilme/amel edebilme yetene­ği, onu diğer yaratıklardan ayıran başlıca özelliklerdir.

İnsana verilen nimetlerden birisi de şüphesiz çocuk nimetidir. Çocuklar, ailemizin süsü, gönül huzurumuz, sevinç kaynağımız ve geleceğimizin teminatıdır. Sevgili Peygamberi­mizin ifadesiyle onlar, tertemiz bir yaratılışla ve günahsız olarak dünyaya gelmektedirler. Gü­nahsız ve tertemiz bir şekilde dünyaya gelen çocukların, bir ömür boyu sergileyecekleri ta­vır, hareket, anlayış ve hayat tarzını şekillendi­ren anne, baba ve içinde yaşadıkları sosyal çev­redir. Onların düşünce yapıları, anne-babanın davranış ve anlayışı çerçevesinde ya safiyetini koruyacak ya da bozulacaktır.4 Kur'an-ı Kerim'de, "İyi toprak -Rabbinin izniyle- iyi bitki verir, çorak toprak kavruk bitki çıkarır..."5 âyeti, -değişik yorum­lara açık olmakla beraber- mecazî bir anlatımla, edebiyle, eğitimiyle gıpta edilebilecek, gurur duyulacak çocukların, nesillerin yetiştirilmesi­nin, sağlam temeller üzerine kurulmuş, millî, manevî ve ahlâkî değerleri benimsemiş bir aile ve topluma bağlı olduğuna işaret etmektedir. Dinî, millî ve ahlâkî değerlerle bütünleşmiş, ey­lemlerinde bu değerlere göre hareketi ilke edinmiş ailede yetişen çocuklar, bir şekilde bu değerlerin etkisinde kalırlar.

Çocuklar, öncelikle ailelerine ve­rilmiş birer emanettir. Bu emanete riayet için onların bedenen ve ruhen sağlıklı yetiştirilmesi, iyi bir eğitimden geçirilmesi, ahlâken olgunlaş-tırılması gerekmektedir. Bu eğitimin de, "Ağaç yaşken eğilir" atasözünün de işaret ettiği gibi en elverişli zamanı, çocukluk yaşlarıdır. Bu yaş­lar, çocuğun bütün hayatının şekillendiği za­man dilimidir.

İnsan, fani bir varlıktır. "Baki kalan bu kub­bede, bir hoş sada imiş..." misali, insanı bir an­lamda ölümsüzleştiren geride bıraktığı güzellik­lerdir, eserlerdir. Çocuk, bu eserlerin en güzel­lerinden biri değil midir? Peygamber Efendimi­zin, "İnsan ölünce, üç ameli dışında bütün amellerinin sevabı kesilir: Sadaka-i câriye, ken­disinden istifade edilen ilim, arkasından dua eden hayırlı evlat."6 hadisi, bu bağlamda düşünüldüğünde ne kadar da an­lamlıdır. İnsanî erdemlerle donanmış, millî ve manevî değerlere,onu yaratan Allah'a, kendisi­ni insanlığın kurtuluşuna adayan, örnek şahsi­yet Hz. Muhammed'e, ilâhî ve evrensel nice mesajlar içeren Kur'an'a saygılı bir çocuk, nesil bırakmak, büyük eser değil midir? İnsan, arka sından ağzı dualı, dili güzel söze açık, çirkin sözlere kapalı, gönlü sevgi ile yoğrulmuş bir ev­lat bırakmak istemez mi? Elbette hemen hepi­miz, arkamızdan bize ilâhî kelâmı okuyacak, fa­tihalar gönderecek, belirttiğimiz niteliklere sahip bir evlât isteriz. Bekleyeceğimiz fatihaların, duaların, saygının, erdemin, onurun şimdiden okutulması, şimdiden test edilmesi gerekmektedir. "Ne ekersen onu biçersin" özdeyişi, bu konuda söylenebilecekleri gayet veciz bir şekil­de özetlemektedir.

Dökümanı Bilgisayarınıza İndirin